Yoldan geçen birisi bahçesinde acayip hareketler yapan adama sorar, adam cevap verir:
- Niye öyle tepinip duruyorsun?
- Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte; üç beş kuruş kazanıyoruz!
- Başındaki çıngırak ne?
- Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için çıngırakla ses çıkarıyorum. Sahipleri de bana bunun için biraz ücret ödüyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte; üç beş kuruş kazanıyoruz!
- Peki, sırtındaki yük nedir?
- Yayıktır. Hazır zıplarken yoğurttan yağ çıkarıyorum. Sonra da götürüp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte; üç beş kuruş kazanıyoruz!
- 0 elinde döndürdüğün nedir?
- Komşuların yünlerini eğiriyorum. Onlar da ücretini ödüyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte; üç beş kuruş kazanıyoruz!
- Ağzınla ne mırıldanıyorsun?
- Yasin-i şerif okuyorum, isteyenlerin ruhlarına hediye ediyorum. Onlar da bana çeşitli hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte!
- Gözlerini niye öyle çevirip duruyorsun?
- Komşu çocuklarını takip ediyorum. Onları tehlikelerden korumak için bakıcılık yapıyorum. Komşular da bana ufak tefek hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte; üç beş kuruş kazanıyoruz!
- Peki, fani dünya için bu kadar çalışıyorsun; dünya baki olsaydı neler yapardın kim bilir?
- Ona göre tedbirimi alırdım herhalde!
…
Peki biz ne yapıyoruz? Tedbirimizi alıyor muyuz? Ne yalan söyleyeyim, ben hala bu dünyadayım…
Kategorisi: Ahiret, Din, Diyanet, Dünya, Genel, Güncel, Gündem, Hikayeler, Kategorilenmemiş, Müslüman, Sosyal, İbadet, İslam, İslamiyet | Etiketlendi: Hikayeler
