Kurban ve kurban bayramı -1

Kurban, kurban bayramı günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Kurban, Allah Tealâ’nın ihsan buyurduğu varlığa bir teşekkürdür.

  • Kurban ibadeti İslâmiyetten önce de vardı

Cenab-ı Hakk’ın dostu olma şerefiyle şereflenmiş bir peygamber olan İbrahim (a.s.) bir adakta bulunmuş, bir oğlu olduğu takdirde onu Allah’a kurban edeceğini adamıştı. Aradan geçen zaman içerisinde oğulları olmuş ama o, adağını nasılsa unutmuştu. Rüyada oğlunu kurban ediyor görmüş ve irkilmişti. Hz. İbrahim bu rüyayı üç ayrı gece görmüştür. Peygamberlerin rüyası vahiy olduğu gibi onlar tarafından yapılan tabirleri de vahiydir. İbrahim a.s. da rüyasını, oğlunu kurban etmesi gerektiği şeklinde tabir etmiş ve böylece bu tabir de vahiy olmuştur. Artık Hz. İbrahim’in bu vahyi yerine getirmesi gerekiyordu.

Elbette bu çok zordu ama Allah’tan aldığı vahye uymaması daha zordu. İbrahim a.s büyük bir imtihan karşısında olduğunu anladı. Hiç tereddüt etmeden Allah’a teslim oldu ve durumu oğlu İsmail aleyhi’s-selâm’a açmaya karar verdi.

Okumaya devam et

Reklamlar

Üç Aylar Sonrası

Üç aylar manevî ticaret bakımından çok bereketli, kazançlı ve sevaplı bir mevsimdir. Bu mevsimde yapacağımız mânevi” çalışmalar, iç âlemimizde bambaşka ufuklar açar. Ancak, bu aylarda kazanılan ruh disiplinini daha sonra da devam ettirmek gerekir. Çünkü bir sonraki üç aylara erişebileceğimiz hususunda elimizde bir senet yoktur.

Her yıl uğrayıp manevî hayatımızı nurlarla ışıklandıran üç ayları gerilerde bırakırken, Onun bizlere yaşattığı sonsuz hazları hiçbir zaman unutamayız. Kadir Gecesinde ışıl ışıl yanan caddelerde akan nur selini nasıl hatırlarımızdan çıkarabiliriz?

İftar sofralarının feyzi yıl boyunca burnumuzda tütmez mi? Sahurların bereketini unutabilir miyiz? O kudsî hatıraları elbette unutamayız. Özler, arar ve bekleriz.

Ama tabiî ki kuru bekleyiş ve özleyişle yetinmeyiz. Üç aylarda ve bilhassa Ramazan’da kazandığımız manevî disiplini yıl boyunca da devam ettirmeye çalışırız.

Mübarek geceler [Kısa bilgiler]

1 – KADİR GECESİ: Ramezân-ı şerîf ayı içinde bulunan bir gecedir. İmâm-ı Şâfi’î “rahmetullahi teâlâ aleyh” onyedinci, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe, yirmiyedinci gecesi olması çok vâkı’ olur dedi. Yirmi ile otuzuncu geceleri arasında arayınız denildi. Kur’ân-ı kerîmde medh edilen en kıymetli gecedir. Kur’ân-ı kerîm, Resûlullaha bu gece gelmeğe başladı.

Okumaya devam et

Bayramda ne yapmak gerekir?

Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, fıtr, yani Ramazan bayramında, bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek, hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek, teke riayet etmek sünnettir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ tektir, teke riayet edeni sever.) [Buhari]

Bayramda yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek, İslamiyet’e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir.

Ramazan gittiği için değil, günahlarımızın affolduğu için, büyük sevap ve nimete kavuştuğumuz için bayram yapıyoruz.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bayram sabahı Müslümanlar, namaz için camilerde toplanınca, Allahü teâlâ, meleklere, “İşini yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar. Melekler de, “Ücretini almaktır” derler. Allahü teâlâ da, “Siz şahit olun ki, Ramazandaki oruçların ve namazların karşılığı olarak kullarıma kendi rızamı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm” buyurur.) [Beyheki]

Peygamber efendimiz, (Ramazanın son günü Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder) buyurunca, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, o gün Kadir Gecesi mi?) diye sual etti. Peygamber efendimiz, (Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir) buyurdu. (Beyheki)

Bu mükafatları bilen bir Müslüman nasıl sevinmez ve bayram etmez ki? Bayram günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hazret-i Ebu Bekir, kızı Âişe validemizin evine gidince, iki cariyenin tef çalıp oynadığını gördü. Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı. Hazret-i Ebu Bekir, Resulullahın evinde böyle şey yapılmasının uygun olmayacağını bildirerek, onların susmalarını söyledi. Peygamber efendimiz, Hazret-i Ebu Bekir’e, (Onlara mani olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram, sevinç günleridir) buyurdu. (Buhari)

Hazret-i Ali buyurdu ki:
(Bugün, orucu kabul edilmiş, çalışmasının mükafatını görmüş ve günahları affedilmiş olanların bayramıdır.)

Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, Ramazanda dört sınıf insan hariç, herkesin günahlarını affeder. Bunlar, içki içmeye devam eden, ana-babasına âsi olan, sıla-i rahmi terk eden, mümin olmaktan ümidini kesendir) buyuruldu. (Gunye)

Eğer bunlar tevbe ederse, Allahü teâlâ günahlarını affeder. Ramazandaki sevaplar bilinseydi, her günün Ramazan olması istenirdi. Hadis-i şerifte, (Ramazandaki özel sevaplar bilinmiş olsaydı, bütün yılın Ramazan olması istenirdi) buyuruldu. (Ebu Nasr)

Ne mutlu günahlardan sakınarak oruç tutanlara. Bunlar, asıl bayramı ahirette yapacaklardır. Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan yani mümin, herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır.

Kimseye darılmamalı, dargınlık olduysa, 3 günden fazla sürmemeli, bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır.

 Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Din kardeşiyle üç günden çok küs durmak caiz değildir. Üç gün sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır. O kimse selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Eğer selamını almazsa günaha girer. Selam veren kimse de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud]

(Ameller pazartesi ve perşembe günü Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan istifade edemez. Cenab-ı Hak, “Onlar barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin” buyurur.) [İmam-ı Malik]

Şehir şehir, ülke ülke (2007) Ramazan bayramı namazı saatleri

namaz_s.jpg
İslam aleminin kutsal ayı Ramazan 11 Ekim Perşembe günü sona erecek. Ramazan Bayramının ilk günü 12 Ekim Cuma günü. Yurtiçi ve yurtdışında şehir şehir, ülke ülke (2007)ramazan bayramı namazı saatleri:             
 

Bayram namazı, Ankara’da 07.36’da, İstanbul’da 07.53’te, İzmir’de 07.57’de, Ağrı’da ise 06.55’te kılınacak.

Diyanet İşleri Başkanlığına göre, diğer illerdeki bayram namazı saatleri de şöyle:

Adana: 07.23, Adıyaman: 07.12, Afyonkarahisar: 07.44, Ağrı: 06.55, Aksaray: 07.30, Amasya: 07.25, Ankara: 07.36, Antalya: 07.41, Ardahan: 06.58, Artvin: 07.02, Aydın: 07.54,

Balıkesir: 07.56, Bartın: 07.40, Batman: 07.01, Bayburt: 07.07, Bilecik: 07.48, Bingöl: 07.04, Bitlis: 06.57, Bolu: 07.42, Burdur: 07.44, Bursa: 07.52,

Çanakkale: 08.02, Çankırı: 07.34, Çorum: 07.29,

Denizli: 07.49,Diyarbakır: 07.04,Düzce: 07.44,

Edirne: 08.04, Elazığ: 07.09, Erzincan: 07.09, Erzurum: 07.02, Eskişehir: 07.45,

Gaziantep: 07.15, Giresun: 07.15, Gümüşhane: 07.10,

Hakkari: 06.50, Hatay: 07.18,

Iğdır, 06.51, Isparta: 07.43, İstanbul: 07.53, İzmir: 07.57,

Kahramanmaraş: 07.17, Karabük: 07.39, Karaman: 07.31, Kars: 06.56, Kastamonu: 07.34, Kayseri: 07.24, Kilis: 07.15, Kırıkkale: 07.33, Kırklareli: 08.01, Kırşehir: 07.30, Kocaeli: 07.49, Konya: 07.35, Kütahya: 07.47,

Malatya: 07.12, Manisa: 07.56, Mardin: 07.02, Mersin: 07.25, Muğla: 07.51, Muş: 07.00,

Nevşehir: 07.27, Niğde: 07.26,

Ordu: 07.17, Osmaniye: 07.19,

Rize: 07.07,

Sakarya: 07.47, Samsun: 07.24, Siirt: 06.57, Sinop: 07.30, Sivas: 07.19,

Şanlıurfa: 07.09, Şırnak: 06.55,

Tekirdağ: 07.59, Tokat: 07.22, Trabzon: 07.10, Tunceli: 07.08,

Uşak: 07.48,

Van: 06.52,

Yalova: 07.51, Yozgat: 07.28,

Zonguldak: 07.42.

  • YURT DIŞINDA NAMAZ SAATLERİ

KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da bayram namazı saat 07.28’de kılınacak.

  • Türk cumhuriyetleri ve Balkan ülkelerinde bazı merkezlerde bayram namazı saatleri ise şöyle:

Bakü: 08.29, Nahcivan: 08.45, Bişkek: 07.53, Taşkent: 07.12, Duşanbe: 07.11, Almatı: 07.44, Aşkabat: 07.52,

Tiran: 07.30, Atina: 08.10, Dedeağaç: 08.05, Gümülcine: 08.07, İskeçe: 08.10, Selanik: 08.17, Saraybosna: 07.39, Mostar: 07.41, Sofya: 08.18, Üsküp: 07.24, Bükreş: 08.09, Köstence: 07.59, Belgrad: 07.32, Priştina: 07.27.

  • Avrupa şehirleri

Amsterdam’da 08.49, Brüksel’de 08.48, Helsinki’de 08.50, Paris’te 08.52, Strasbourg’da 08.30, Stockholm’de 08.15, Viyana’da 07.55, Londra’da 08.07, Zürih’de 08.24’te, Roma’da 08.00, Berlin’de 08.15, Dortmund’da 08.37’de, Dusseldorf’da 08.39, Frankfurt’da 08.29, Hamburg’da 08.31, Köln’de 08.38, Stuttgart’ta 08.24’de (yerel saatle) bayram namazı kılınacak.

  • ABD ‘de ve diger yerlerde Bayram namazı,

Washington’da 07.54, New York’ta 07.45, Atlanta’da 08.18, Boston’da 07.35, Chicago’da 07.41, Detroit’te 08.23, Los Angeles’ta 07.34, Miami’de 07.54, Montreal’de 07.50, Toronto’da 08.10, Sydney’de 05.57, Melbourne’de 06.20, Pekin’de 07.02’de, Tokyo’da ise 06.23’te kılınacak.

Kadir Gecesinde Ne Yapılır?

namaz_s.jpgKur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır: 
“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?  Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.  O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.” (Kadir Suresi  )  

Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:

“Kim Kadir Gecesi’nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”

“Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır.”

Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor :
-Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi’ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu:
– Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa’fü anni. (Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)

Bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet vakitlerinden birisidir. Süfyan-ı Sevrî demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur’ân okuyup da dua ederse güzel olur.

İbnü Hacer Heytemî Tuhfetü’l-Muhtâc’da der ki:
“Kadir gecesini görene, saklaması sünnettir. Onun kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ’nın bildirdiği kimseler nail olur.”

  • Kadir Gecesinde Ne Yapılır?

Bu gece 4 rek’at Kadir gecesi namazı kılınır:

1’inci rekatte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 “İnnâ enzelnâhü fî leyletil-kadr…“
2’nci rek’atte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf,
3’üncü rekatte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 “İnnâ enzelnâhü fî leyletil-kadr…“
4’üncü rek’atte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf,
okunur.

Namazdan sonra:

1 defa:

“Allâhü ekber. Allâhü ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber. Ve lillâhil-hamd”

100 “Elem neşrah leke sadrak…”
100 “İnnâ enzelnâhü fî leyletil-kadr…”

100 defa da Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in Hazret-i Âişe (r.a.) Vâlidemiz’e öğrettiği şu duâ okunup, sonra duâ yapılır:

“Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühibbül-afve fa’fü annî” (Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)

Mümkünse kandil gecesi olması hasebiyle bir de TESBİH NAMAZI kılmalıdır.

Tesbih Namazı

Günahların afvına vesîle olan tesbih namazı 4 rek’atlı bir namazdır. Bu namazı kılabilmek için şu tesbihi ezber bilmek icap eder:

“Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym”

Tesbih namazının kılınışı:

Kalben tesbih namazı kılmaya niyet edilir. “Allâhü Ekber” diyerek namaza başlanır.

Yukarıdaki tesbih:

“Sübhâneke…” den sonra 15 kere,
Zamm-ı sureden sonra 10 kere,
Rükûda 10 kere,
Rükûdan doğrulunca 10 kere,
Secdede 10 kere,
Secdeden doğrulunca 10 kere,
İkinci secde de 10 kere,
okunur.

Böylece birinci rek’at kılınmış olur. İkinci rek’ate kalkılınca Fâtiha-i şerîfeden önce yine 15 kere, diğer yerlerde de, tarif edildiği gibi 10’ar kere okunarak 4 rek’at tamamlanır.

Tesbih namazının diğer tarafları aynen diğer namazlarda olduğu gibidir. Fark sadece okunan tesbihlerdir. İkinci rek’atte oturulduğunda, “Et-tehiyyâtü…” den sonra, “Allâhümme salli…” ve “Allâhümme bârik…”, üçüncü rek’at için ayağa kalkıldığında da “Sübhâneke…” okunacaktır.

Tesbih namazında beher rek’atte okunan tesbih adedi 75’dir. Dört rek’atte 300 tesbih okunmuş olur.